SENED-İ İTTİFAK

1808

Bir giriş, bir ek ve yedi maddeden oluşan senet, toplantıya katılanların ağzından ve kişisel olmayan bir dille kaleme alınmıştır. Metnin giriş kısmında devletin otoritesinin bozulduğu, merkezdeki ve taşra arasındaki ayrılıklar ve mücadeleler yüzünden İmparatorluğun yıkılma noktasına geldiği, bu sorunu gördükleri için bu senet yoluyla devletin kalkınmasına dönük gerekli şartların tespit edildiği söylenmiştir. Devam eden maddeler, günümüzün Türkçesine uyarlanmış biçimiyle aşağı yukarı şöyledir.

 

Şart 1. Padişahın kendisinin ve egemenliğinin dokunulmazlığı hepimizin taahhüdü ve kefaleti altındadır. Vezirler, bürokrasi, alimler [ulema], ocaklılar [Yeniçeri Ocağı] veya ayanlar tarafından ona karşı bir ihanet veya itaatsizlik olursa, buna kalkışanları hep birlikte bastırmaya çalışacağız. Bu karara katılmayanları, ona katılmaya zorlayacağız. Hayatta oldukça kendimiz, olmadıkça evlatlarımız ve torunlarımız, saltanatın korunması ve bozulmasının önlenmesi sorumluluğunu üzerimize alıyoruz.

 

Şart 2. Kendimizin ve hanedanımızın yaşaması, devletin yaşamasına bağlı olduğu için toplanacak asker, devlet askeri olarak yazılacaktır. Ocaklılar buna karşı koyarlarsa, hepimiz onları hain sayarak cezalandıracağız.

 

Şart 3. Hazine ve devlet gelirlerinin korunmasını taahhüt ederiz. Bunların toplanmasına, korunmasına, padişah emirlerinin uygulanmasına kim karşı gelirse hepimiz onu önleme göreviyle yükümlü olacağız.

 

Şart 4. Şimdiye kadar her türlü padişah emir ve yasaklarının sadrazam kanalıyla konması kanundu.  Bundan sonra da aynen böyle olacak ve herkes üstlerini tanıyıp, yükümlü olduğu görevden başka bir işe kalkışmayacaktır. Her iş, sadrazama sunulacak ve sadrazamın izni alındıktan sonra ona göre hareket edilecektir. Bu esasa karşı gelenlerden hepimiz davacı olacağız. Aynı şekilde, sadaret makamı da kanun dışı irtikap ve rüşvetçilikte bulunursa veya devlete zararlı kötü işlere kalkışırsa ya da mutlak otoritesini kötüye kullanarak kişisel amaçlarla hareket ederse, bunun önlenmesine de hep beraber çalışacağımızı taahhüt ederiz.

 

Şart 5. Padişahın ve devlet otoritesinin korunmasına hepimiz kefiliz. Ülke topraklarındaki hanedanların devlete ve merkezdeki devlet büyüklerinin de birbirlerine güvenmesi en büyük şarttır.  Bunun sağlanması, hepimizin birleşmesi ve ittifak edip birbirimize kefil olmamıza bağlıdır. Bu nedenle ittifaka girmiş olan ileri gelenler ve ayan, merkezi iktidarın temsilcileri ve devlet adamları birbirlerine ve hanedanlarına kefil olmalıdır. Şöyle ki, hanedanlardan birisine karşı, bu birlik şartlarına aykırı bir hareketi olmadan devlet veya taşradaki vezirlerden bir saldırı, ihanet ve suikast gerçekleşirse, hepimiz ittifakla bunun bertaraf edilmesine çalışacağız. Hanedan temsilcileri veya kendileri, öldükten sonra hanedanlarının korunmasına temsilen taahhütte bulundukları gibi, hanedanlar da kendi yönetimlerindeki ayanı ve ileri gelenleri korumakla sorumlu olacaklardır. Hanedanlardan biri bunlara karşı el uzatacak olursa, sadrazamdan izin alınarak bunların yerine başkası seçilecektir. Kimse kendisine bırakılan yerden bir karış öteye tecavüz etmeyecektir. Ederse hepimiz davacı olup buna engel olacağız. Bütün ileri gelenler ve ayanlar tek vücut olup kargaşa ve ayrılık çıkaranları ittifakla bertaraf edeceklerdir. Halka zulmedenler ve şeriat emirlerinin yerine getirilmesine karşı koyanlar birlikte cezalandırılacaktır. İleri gelenler ve ayan, merkezi iktidar temsilcilerine, ulemaya ve büyük-küçük devlet adamlarına da haksız muamele yapılmamasına kefil olacaklardır. Eğer bunlardan birisi suç işlerse, sadaret makamı, yapılacak soruşturmadan sonra, suçun niteliğine göre ceza verecektir.

 

Şart 6. Devletin merkezindeki askeri ocaklar veya bir başkası, herhangi bir kargaşa çıkarırsa bütün hanedanların izne gerek olmaksızın merkeze yürüyüp o ocağın kaldırılmasını ve eğer bu kargaşayı çıkaranlar alelade kişiler ise bu kişilerin, yapılacak soruşturma sonunda idam edilmelerini bütün hanedanlar ve ayanlar taahhüt edecektir.

 

Şart 7. Halkın korunması esas olduğuna göre, hanedanlar ve ayanlar kendi idareleri altındaki kazaların güvenliğine ve vergilerin ölçülü olmasına dikkat edeceklerdir. Bunun için merkezi yönetim temsilcileri ile hanedanlar arasında yapılacak görüşme sonunda vergilerin kaldırılması yolunda verilecek kararların uygulanmasına özen gösterilecektir. Hanedanlar birbirlerinin durumunu gözeterek zulüm yapanları kötü niyet gütmeksizin, devlete ihbar edip ittifakla zulmün önlenmesine çalışacaklardır.

 

Bu yedi maddeye aykırı hareket edilmemek üzere Allah adına yemin ve onun peygamberi üzerine söz verildiği ifade edilmiş ve bu durumun belgelendirilmesi için bu senedin kaleme alındığı belirtilmiştir. Metnin ek (zeyl) kısmında de senedin devamlı olarak uygulanabilmesi için ileride Sadrazam ve Şeyhülislâm olacakların makamlarına geldikleri gibi bu senedi imzalamaları ve Padişah’ın da bu hükümlerin sürekli olarak uygulanmasını bizzat gözetmesi öngörülmüştür.

Telefon/Faks

T: 216 349 84 00

F: 216 338 77 10 
 

  • facebook
  • Twitter Clean
  • w-googleplus

Sosyal Medya Takip:

 

© 2014 by Tolga Şirin